16 Şubat 2013 Cumartesi

zaman: 2/16/2013 05:15:00 ÖS
     Önceleri bir şeylerimi yazmaktan, ifşa etmekten hoşlanırdım. Tabi bunda sosyal medyanın etkisi büyüktür. Fakat artık yavaş yavaş kendi kabuğuma çekilip, yaşadıklarımı içimde saklayıp oraya buraya yazmama arzusu taşıyorum. Baksanıza en son aralıkta yazmışım mesela..
Kendimi ne kadar çok anlatırsam o kadar çok tanınacakmışım gibi hissediyorum. O kadar çok içim bilinecek.. Çünkü zamanında sevenleri olduğu gibi nefret edenleri de bol biriydim. Biraz çıkıntı, farklı bir insanım, biliyorum. Dili sert, yüreği yumuşak. Ne kadar çok açılırsanız o kadar çok tanırırsınız ve ne kadar çok tanınırsanız insanlar sizin hakkınızda yargı ve yorum yapmaya o kadar çok yüz bulur. İşte tam da bu yüzden ben artık hayatımda neler olup bittiğine dair, neler yaşadığım ya da hissediğime dair bir şeyler yazmayı bıraktım. Zorlamadım ama kendimi, yazasım gelmiyor.
Şu satırları bile nasıl bir ittirmeyle yazdım anlatamam..
Zaten iş hayatı beni o kadar çok yoruyor ki, kendimle ilgili şeylerde daha da üşengeç oluyorum artık.

Sürekli bir köşeye kıvrılıyım kıpırdamadan yatıyım istiyorum. Bünyemde huzur hissi çok azaldı bu aralar..
Her şey genel olarak güzel gidiyor o ayrı. İş hayatına adım attığım şu 2 buçuk ay hem çok yorucu hem de çok motiveli geçti. Yaptığım işlerin farkedilip övülmesi beni besleyen en önemli şey herhalde.
Bir de ben kendimi paralayarak yaparım ne yapacaksam. Üstün körü, yapıyım bitsin'cilerden değilimdir. Hem çabuk hem detaycı olarak yürütürüm işlerimi. Bu yüzden alıyorum övgüleri, biliyorum. Şükürler olsun.
Bir de sevdiğim adam ve ben iş hayatımızı daha ilerletip, seviyeyi bir tık attırdık mı artık evlenelim diyoruz. Evlilik zaten 1 yıldır gündemde de, şartlar işte... Mesela annem her hafta en az 1-2 şey alıyor çeyiz adı altında bize (:

Şükretmem gereken çok şey olduğunu biliyorum. Sayıp ne nazar değdirmek isterim, ne de amma egoistmiş denilsin.. Bak yine başa döndü konu... Ben susayım, sadece her şeyin güzel gittiği bilinsin...


0 yorum:

 

Katze Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos